19 Eylül 2012 Çarşamba

TİGELLA

Annemin memleketi dolayısı ile hamur işi ile yuvarlanarak büyüdük desem yalan olmaz... Her çeşidini tattırmıştır canım annem sağolsun bize... Özellikle kahvaltı sofralarında sıcacık çay eşliğinde annemin elinden çıkan lezzetler ayrı bir güzel olurdu...

Kahvaltıda yapacak değişik birşeyler ararken geçen yıl bilgisayarıma kaydetmiş olduğum bir tarif buldum... Adı tigella... İtalyan mutfağındanmış kendisi... Baktım şöyle bir  görüntüsüne, aa aynı bizim bazlama dedim ama tek lokmalık olması beni daha da cezbettiği için hemen sıvadım kolları... Bu güzel tarifi http://sutumesarellemekarisma.blogspot.com arkadaşımda gördüm, kendisine teşekkür ediyorum... 

Haftasonu kahvaltılarınız için ideal, sıcacık bir hamur işi... Yakın zamanda kepek unu ile de yapmak istiyorum... 

MALZEMELER
1 kahve fincanı süt
1 kahve fincanı su 
Yarım çay kaşığı tuz
Yarım çay kaşığı şeker
2 su bardağı un 
1 çay kaşığı kuru maya

YAPILIŞI
Malzemeleri liste sırasına göre kabımıza alıp yoğuralım... Yarım saat dinlendirdikten sonra hamurumuzu açıp bir kase yardımıyla ya da bardak kullanarak şekil verelim... Şekil verdikten sonra da 15 dakika daha dinlendirelim... Son olarak yağsız teflon tavada önlü arkalı birkaç dakika pişirelim...

Üzerine mis gibi tereyağ ya da reçel eşliğinde eşsiz bir kahvaltı için servise hazır...

Afiyet olsun...




Mevsim Değişti...

Evet, mevsim değişti ben anca gelebildim bloguma... Çok uzun oldu biliyorum fakat sağlık sorunları, bilgisayarımdaki birtakım arızlar sonucu uzak kaldım blogumdan... İnşallah bir daha bu kadar uzun ayrı kalmak zorunda kalmam...
Uzun zamandır blogla ilgili köklü değişimler var aklımda bakalım umarım hayata geçirebilirim. Sadece yemek tarifinden ibaret olmayan bir günce olsun istiyorum diyordum hep bu defa olacak inşallah... Böyle diyorum demesine ama elimde de birikmiş tarifler var. Bir yerden başlamak lazım değil mi?

22 Mayıs 2012 Salı

PAYIMA DÜŞEN :)

Bütün akşam yaprak sarması sardım, ders çalıştım derken epey yoruldum. Ve sanırım bunu fazlasıyla hakettim. İşte payıma düşen diyorum ve bu akşamlık postlarımı bitiriyorum...


TİRAMİSU

Tiramisunun memleketi İtalya,  kelime anlamı ise '' kaldır beni'' imiş. 
Yeni evli olunca insan sürekli eşine yeni tatlar tattırmak ve onayını almak istiyor sanırım. Bir de gurbette olunca yaptıklarımı sadece onun tadacağını düşünürsek elimde tabakla onay almak için peşinden dolanıyorum diyebilirim :) Yine öyle bir anımda mutfağa girdim ve yine ilk kez denediğim bir tatlı denedim. Kedi dili ile yapılıyormuş aslı ama ben hazır pastaban kullandım, bir dahaki sefere inşallah kedi dili ile deneyeceğim. 
Daha önce ev yapımı tiramisu yedim mi hatırlamıyorum ama kendi yaptığımdan yola çıkarak şunu söyleyebirim ki kesinlikle hazırlarından daha hafif oluyor. Niye bilmiyorum ama kalori açısından da diğer tatlılara göre pek bir masum buldum kendisini. Abartmadığımız sürece birşey yapacağını zannetmiyorum. :)

Tarifi Portakal Ağacı'ından aldım fakat muhallebisi epey arttı bu yüzden azaltarak veriyorum malzemeleri.

MALZEMELER
1 hazır pastaban
1 adet 3'ü 1 arada nescafe (ben fındıklı tercih ettim)
1 su bardağı sıcak su
Kakao

Kreması İçin:
2 su bardağı süt
1 yumurta
1 paket (200 gr) labne peyniri
2 kahve fincanı un
2 kahve fincanı şeker

YAPILIŞI
İlk olarak kremasını hazırladım. Tüm malzemeyi tencerede mikser yardımı karıştırdıktan sonra ateşe aldım, sürekli karıştırarak muhallebi kıvamına geldikten sonra ocaktan aldım. Biraz soğuduktan sonra içine labne peynirini ekleyip mikserle çırptım. 
Diğer yandan pastabanın alt kısmını 1 bardak sıcak su ve nescafe ile hazırladığım karışım ile kuru yer kalmayacak şekilde ıslattım. Kremanın yarısını ilk kata döktüm. Pastabanın üst katını da kremanın üzerine koyup ıslattım nescafe ile. Kalan kremayla pastabanın yanları da dahil olmak üzere her yerini kapladım. Çay süzgecine kakao koyup pastamın üstüne serptim. Buzdolabına alıp 1 gece beklettim. 

Afiyet olsun...

HAŞHAŞLI KATMER

Bugün sabah kahvaltıda değişik birşeyler yapmak istedim ve yine anneciğimin özlediğim lezzetlerinden birini denedim. Sebeb-i Saadetim memnun kaldığına göre sanırım başardım da :) Sabahın yedisinde uyandım, hamuru yoğurdum :) O kadar heves ettim yani. 
Haşhaş ezmesini pek seviyorum. Eskiden yani evlenmeden önce hemen hemen her pazar kardeşim fırından sıcacık haşhaşlı çörek alırdı çiçek ekmek gibi. Bayılırdık onu yemeye, özellikle yanında siyah zeytin, beyaz peynir ve çay üçlüsüyle mükemmel olurdu. Biraz da o günleri anmak adına yaptım galiba. Özledim kardeşimi.Neyse duygusala bağlanmadan tarife geçeyim, ağlayabilirim :(

MALZEMELER 
(Ortalama 15 adet beze çıkıyor)
1 kilo un
1 tatlı kaşığı tuz
Ilık su 

İç Harcı İçin:
Haşhaş ezmesi
Aynı oranda sıvıyağ

YAPILIŞI
Un, su ve tuz ile ne çok sert ne de yumuşak olacak şekile hamuru yoğurdum. Birkaç saat dinlendirdim. Hamuru eşit bezelere böldüm. Bol un ile kucak büyüklüğünde merdane yardımı ile hamuru açtım. Bir kasede haşhaş ve sıvıyağı homojen bir karışım elde edene kadar karıştırdım. Elde ettiğim bu karışımdan hamurun üzerine 2-3 yemek kaşığı kadar döküp heryerini kapladım. Tıpkı gül böreği yapar gibi hamuru önce rulo şeklinde katlayıp ardından doladım. Üzerine yine bolca un döküp tabak büyüklüğüne ulaşıncaya dek merdaneyle hamuru tekrar açtım. Yağsız teflon tavada önlü arkalı pişirdim.Biraz aşamalı gibi gözükse de yediğinizde yorgunluğunuz gidecektir tabi kalorisini düşünmezseniz :)

Afiyet olsun...



BROWNİ KURABİYE



Kurabiyelerle pek aram yoktur benim. Genellikle nişastalı olanları severim. Un kurabiyesi tadına olanları. Çocukluğumda babam  kuru pasta aldığında kendi tabağıma koyarken mutlaka tuzlularını seçerdim. Fakat taa Manisa'dan tatlı mı tatlı bir arkadaşım beni öyle bir kurabiye ile tanıştırdı ki yememek de sevmemek de pek mümkün değil.Çok direndim aslında yapmamak için ama o muhteşem görüntüye ve kakaoya daha fazla dayanamayıp denedim. Aman Allah'ım o nasıl bir tat öyle. Hani reklamlarda yiyen kendinden geçiyor ya bir çikolatayı hıh işte bunu yiyince de aynı hissiyat oluşuyor insanda.Islak yapısı ile çatalla yenme yönünden de diğer kurabiyelerden ayrılıyor.  Elif arkadaşıma beni böyle bir lezzetle tanıştırdığı için teşekkür ediyorum. 

MALZEMELER
 1 paket oda sıcaklığında margarin
2 yumurta
1 çay bardağı sıvıyağ
2 kahve fincanı toz şeker
8-9 yemek kaşığı kakao
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un

Şerbeti İçin:
1 su bardağı süt
1 su bardağı toz şeker


YAPILIŞI
Tüm malzemeyi yoğurarak yumuşak bir hamur elde edin. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarlak şekil verin. Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine alarak önceden ısıtılmış fırında 170 derecede kurabiyeler çatlayana kadar pişirin.  Pişirme süresi fırına göre değişecektir, benim fırınım 15 dakika civarında pişirdi. Kurabiyeler fırında pişirken şerbeti hazırlayın. Derin bir kapta 1 bardak süt ile 1 bardak şekeri çırpma teli ile karıştarak şekerin erimesini sağlayın. Şerbet kesinlikle pişmeyecek. Fırından çıkan kurabiyeleri soğuk olarak hazırladığınız şerbete atın çatalla birkaç kere ters düz edip borcama dizin. Şerbetiniz kalırsa ki kalıyor kurabiyelerin üzerine dökebilirsiniz.

Kartanesi Önerisi: Kurabiyeleri şerbetin içinde çok tutarsanız dağılma riski var fakat ben yine de biraz daha ıslak istiyorum diyorsanız birkaç kez yerine çatalla 4-5 kez çevirirseniz yeterince ıslak bir kıvam elde etmiş olursunuz. Ben oda sıcaklığına geldikten sonra üzerini streç film ile kapatıp buzdolabına alıyorum. Özellikle ertesi gün harika bir kıvama kavuşuyor.

Afiyet olsun...


15 Mayıs 2012 Salı

ÜÇ RENKLİ BÖREK


Hemen hemen hepimizin ''of bugün ne pişireceğim '' dediğimiz anlar oluyordur. Ben de öyle bir günümde acaba akşama ne pişirsem diye marketteki yiyecekleri süzgeçimden geçirirken gözüm yufkalara takıldı, aldım geldim eve. Dolapta biraz havuç, biraz kıyma, biraz da ıspanak vardı. Bunlara dördüncü renk olarak patatesi de ekleyince bu börek çıktı ortaya. 

İnternetteki tarifleri inceledikten sonra kendi özgün tarifimi oluşturmaya karar verdim, kimi sitede içinde pastırma vardı, kiminde yufka aralarına sadece yağ sürülüyordu. Ben pastırma yerine kıyma kullandım, aralarına sürmek için ise bütün böreklerime sürdüğüm harcı hazırladım.

Eşimden de benden de tam not aldı bu tatlı börekler. Yanında buz gibi soğuk ayranla harika gidiyor. Gelelim tarife...

MALZEMELER

5 adet yufka
200 gr kıyma
1 bağ ıspanak
4 havuç
3 patates

Börek sosu için

Göz kararı yoğurt, sıvıyağ, 2 yumurta, süt

YAPILIŞI

Ön hazırlık olarak sadece kıymayı kavurdum, diğer malzemeleri çiğden koydum.

İlk yufkamızı masamızın üstüne açalım, arasına hazırladığımız sostan sürüp fırçayla her yerine dağıtalım. İkinci yufkamızı da serip aynı işlemi tekrarlayalım. Rendelediğimiz patatesi bu kata eşit miktarda dağıtalım. Üçüncü yufkamızı serip sostan sürdükten sonra rendelediğimiz havucumuzu serpiyoruz. Dördüncü kata ıspanak ve son kata da kıymamızı dağıtıyoruz. Hazırladığımız yufkaları rulo şeklinde sarıp tepsiye sığması için ortadan ikiye kesiyoruz. Kalan sosumuzu böreğimizin üstüne ve yanlarına yedirdikten sonra çörek otu serpip önceden ısıtılmış ortalama 175 derecelik fırında kızarıncaya kadar pişiriyoruz... 

Afiyet olsun...


HAŞHAŞ MANTOLU PARMAK TATLISI





Memlekete gittiğimizde E. annemden öğrendim bu tarifi. İnternetten arattım henüz eşine benzerine rastlamadım, dolayısıyla tarif tamamen orjinal diyebilirim. Normalde tatlı yapıldıktan sonra irmiğe bulanıyormuş fakat E. annem sevdasından ve kıtırlığından ötürü haşhaşa bulamayı uygun görmüş çok da iyi yapmış. Hem görselliği ile hem de ağzınıza aldığınızda içinin yumuşacık dışının kıtır kıtır oluşuyla sizi sizden alabilecek nitelikte bir tatlı... 
Eşim de ben de tatlıya bayılınca evimize gelince hemen yaptım. İlk denemem olmasına rağmen fazlasıyla başarılı oldum. Bir nevi garantili tarif de diyebiliriz... 

MALZEMELER
3 yumurta
1 çay bardağı yoğurt
1 çay bardağı sıvı yağ
1 su bardağı irmik 
2 paket kabartma tozu 
Aldığı kadar un (Bunu her yazdığımda içimde tarifi imkansız bir sevinç oluyor :) ben de artık göz ölçüsü ile yapabiliyorum diye :) )
1 kase haşhaş

Şerbeti İçin 
6 su bardağı şeker
5 su bardağı su 

YAPILIŞI
Tatlımızın yapımına geçmeden önce şerbetimizi hazırlıyoruz. Dikkatinizi çekmek istediğim nokta şu ki şerbetimizi kaynatmıyoruz. Derin bir kapta su ve şekeri homojen bir hal alana kadar çırpma teli ile karıştırıyoruz..

Tüm malzemeleri derin bir kapta yumuşak bir hamur elde edene kadar yoğuruyoruz. Hamurumuzu silindir haline getirip parmak boyutunda parçalar koparıyoruz. Kopardığımız parçaları tezgah üzerinde parmağa benzeyecek şekile getiriyoruz. Bir kaseye döktüğümüz haşhaşa hamurumuzu üzerinde beyaz yer kalmayacak şekilde bulayıp yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine diziyoruz. Önceden ısıtılmış ortalama 170-175 derece fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz. 

Tatlımızı fırından çıkardıktan 3-5 dakika sonra soğuk şerbetimizi sıcak tatlımızın üzerine döküyoruz... 

Ölçülere sadık kalırsanız garantili bir tarif olduğunu söyleyebilirim. Biz 2 kişi olduğumuz için yarım ölçek yaptım, ortalama 17 tane çıkıyor. 

Afiyet olsun... 

YENİDEN...

Çok uzun bir aradan sonra tekrar merhaba...
Blogumla yaklaşık 3 aydır ilgilenemedim... 
Dersler, memleket ziyareti, hastalık derken bir türlü kendimi toparlayıp da yazamadım malesef... 
Fakat yazmayı özlediğim büyük bir gerçek... 
Bu 3 aylık zaman diliminde sanmayın ki yemek yapmadım :) Yaptım, epey de tarif biriktirdim... 
Allah kısmet ederse hepsini paylaşacağım sizlerle...
Gören de usta aşçı falan sanacak beni :)


Şimdilik böyle bir giriş yapmış olalım ve tariflerimize yavaş yavaş geçelim... 
Görüşmek dileğiyle...

22 Şubat 2012 Çarşamba

Sosisli - Yumurtalı Patates



Kahvaltıda farklı tatlar denemeyi seviyorum. Klasik peynir, zeytin tarzı kahvaltı beni pek sarmıyor. İlla şöyle dişime göre birşey olacak :) Bu da öyle bir anımda doğaçlama bir kahvaltılık olarak masamızda yerini aldı...

MALZEMELER
İstenilen miktarda patates
İstenilen miktarda sosis
Malzemeye göre yumurta
Kaşar peyniri
Sıvıyağ
Baharat

(Epey garip bir malzeme listesi oldu farkındayım ama bu tarifte ölçü vermek garip olurdu, kişi sayısına göre göz kararı yapılabilir)

YAPILIŞI
Patatesleri çok küçük küpler halinde kestikten sonra az miktarda  yağ ile teflon tavada pişirdim. Patatesler pişince yine ufak ufak doğradığım sosisleri ekledim. Sosisler de piştikten sonra ayrı bir kapta kırıp karıştırdığım yumurtaları patateslerin üzerine döküp tuzunu ve karabiberini ekledim. Ocağın altına kapatmaya yakın kaşar peynirini de ekleyip keyif kahvaltımıza yolladım bu güzel tabağı...

Afiyet olsun...